Çok bilinen bir hikaye vardır :
“Yaşlı adam, kumsalda karaya vurmuş yüzlerce
denizyıldızını, birer birer denize atmaya çalışır.
Yanına gelen biri, neden uğraşıyorsun? diye sorar. Çünkü
o kadar fazla deniz yıldızı vardır ki, atmakla baş
edilebilecek gibi değildir. Yaşlı adam bir tanesini daha
denize attıktan sonra, adama, sonra denize doğru bakar,
“şimdi biri daha kurtuldu” der.”
Hayatım
boyunca hep eski şeylerle uğraştım. Onları yok olmaktan
kurtarmak, hastasını kurtaran doktor gibi haz verdi
bana. Eski radyolar, gramofonlar, telefonlar, efemera,
deniz kabukları v.s. topladım. Toplamak ve anlamını
paylaşmak. Ama bir gün geldi ki, elime aldığım bir savaş
objesi benim için bir hayat biçimi oldu. İçten içe beni
kurtar dedi, hatıralarımı yaşat…
Çanakkale 1915. Bir devrin battığı, adının sonsuza dek
yaşayacağı topraklar. Bu topraklarda hayatını kaybeden
askerlerin kullandığı malzemeler ise, ayrı bir hikaye…
Topladığım her malzeme, araştırılması gereken yeni bir
konu oldu. Hiç bir şeye benzetemediğiniz bir obje, uzun
araştırmalar sonra bir yerde karşınıza çıkınca büyük
keyif alıyorsunuz. Cephe dedektifi gibi. Obje ile mekan,
zaman ile insanları ilişkilendiriyorsunuz.
Bir
keresinde, elime sarı, metal bir yılan figürü geçti.
Aylarca ne olduğunu bulamadım. Daha sonra tesadüfen,
yazıştığım bir İngiliz dostumdan gelen asker
fotoğrafında, o objenin, askerin belindeki kemer tokası
olduğunu fark ettim. İşte o an, malzeme can bulmuştu. Bu
ve benzeri objeleri toplarken, önceki yıllarda
koleksiyonunu yaptığım diğer malzemelerden çok daha
fazla keyif alıyorum. İçinde birebir insan hikayeleri
olması çok hoşuma gidiyor.
On yılı
aşkın süredir topladığım bu malzemeleri; insanlarla
paylaşmak, aynı amaç uğruna çalışan yeni insanlar
tanımak, yeni kuşaklara bu olguyu transfer etmek için
elimden geldiğince sergiler düzenlemeye çalışıyorum.
Geçen yıl düzenlediğim bir sergiye gelen ilkokul
öğrencilerinin meraklı bakışları, şaşkınlık ifadeleri ve
öğrenmek için sordukları sorular iyi bir yolda
ilerlediğimizin kanıtlarıydı. Bu sayede basmakalıp
öğretilen bilgilerin, görsel malzemelerin desteği ile
daha çok akıllarda kalacağına inanıyorum. Tarih’ten
zevk alan öğrenciler…Kulağa bile tuhaf geliyor değil mi?
İşte ben bunu yaratmak istiyorum...